| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Genel Sağlık

Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler, videolar

Varis Hakkında Bilgi

Varis özellikle berber, tezgahtar, öğretmen, fabrika işçisi gibi meslek gruplarında daha çok görülüyor.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Haluk Akkaş "Gelişmiş ülkelerde varis çalışmaya paralel olarak yaygınlaşıyor. Oluşumunda genetik sebepler de var. Tedavinin temeli olan varis çorabını mutlaka herkes giymeli. Özellikle kırk yaşından sonra risk olsa da olmasa da varis çorabının giyilmesi çok yararlıdır. Çorap basınç yaparak kanın kalbe ulaşmasını sağlıyor" diyor. Varis çorabının yorulmayı önlediğini ifade eden Akkaş şöyle devam ediyor. "Normalde 3 saat ayakta kalarak kendini yorgun hisseden kişi çorapla 6 saat ayakta kalıp yorgunluk hissetmeyebilir. Varis çorabı varisi tedavi etmez ancakyeni varisin oluşmasını önler." 

Apandisit Çocuklarda Daha Sinsi Seyreder

Genç kızlarda menstruasyon ortası ağrısı, gebelik, yumurta kisti; çocukluk çağında bağırsak enfeksiyonları, pankreatit, kabızlık, böbrek taşları, idrar yolları enfeksiyonları, parazitler, çocuklarda enfeksiyonlar, zatürre, barsak düğümlenmelesi gibi rahatsızlıklar apandisitle sık sık karıştırılan ağrılardır. Dr. Egemen Eroğlu "apandist "kör bağırsak" denilen ince baırsaklar ile kalın bağırsağı birleşme yerindeki solucan benzeri yapının iltihaplanmasına denilmektedir. Appendiksin yavaş yavaş infekte olmuş salgılarla şişmesiyle duvar beslenmesi bozulmaya başlar ve enfeksiyon tüm duvar katlarına yayılır. Bu sırada ağrı karnın sağ alt bölgesine yerleşmeye başlar, ağrıya ateş, mide bulantısı ve kusma eklenir" dedi.

 Apandisitin Belirtileri

Eroğlu şunları söyledi: "apandisit her yaş grubunda görülebilmekle  beraber çocukluk çağında bu oran biraz daha yüksektir. Çocukluk çağında görülme sıklığı binde 4, en sık görülen yaş grubu ise 6-10 yaşları arasındadır. Akut apandisit sıklıkla göbek çevresindeki ağrıyla başlar. Ağrıyı iştah kaybı, mide bulantısı ve kusma takip eder. Bu arada ağrı yavaş yavaş sağ alt karna doğru yerleşir." 

Yaşam Sürenizi Uzatın

Uzun ve sağlıklı bir hayatı kim istemez? Peki yaşam süremizi uzatmak için neler yapmalıyız? Uzmanlar 4 değeri maddeyi şöyle sıralıyor.

  • Çok fazla uyumayın

Yapılan araştırmalar, günde 8 saatten fazla uyuyan insanların ölüm oranının daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ama bu partilerde sabahlayanlar için iyi haber değil. Çünkü 4 saatten daha az uyumak da yaşam süresini kısaltıyor. Günde 6-7 saat arasında uyumanın yaşam süresini uzattığı belirtiliyor.

  • İyimser olun

İyimser insanların kötümserlere göre kan basınç düzeylerinin düşük olması ve strese daha az yatkın olmaları kalp krizi riskini azaltarak yaşam sürelerini uzatıyor.

  • Daha sık seks yapın

Salgılanan hormonlar sayesinde stres düzeyini ve kan basıncını seviyesini düşürerek kalp krizi riskini azaltıyor. AYrıca amerikada yapılan bir araştırmaya göre düzenli cinsel yaşam prostat kanseri ile de savaşıyor.

  • Evcil hayvan besleyin
Özellikle köpek olmak üzere evinde evcil hayvan besleyen kişilerde azalan stress sorunu ile kalp krizi riskide azalıyor.

 

Aşırı Terleme Hastalık Belirtisi

Süleyman Demirel Üniversitesi'nden Prof. Dr. Vahide Baysal Akkaya, aşırı terlemenin tüberküloz, sıtma, sinir sistemi hastalıklarının habercisi olabileceğini söyledi. Akkaya, terlemenin fizyolojik ve yararlı bir olay olduğunu vücut ısısının düşürüldüğünü ve vücuttaki zehirli atıkların atıldığını vurguladı.

 Akkaya normalde vücudun egzersiz yapıldığında ve çok sıcak ortamlarda doğal olarak terlediğini dile getirdi. Buna karşın aşırı terlemenin sağlıklı olmadığını vurgulayan Akkaya şunları söyled; "Aşırı terleme, lokal olarak vücudun bazı bölgelerinde olabileceği gibi, el içleri, ayak tabanları, koltuk altları, alın gibi yerlerde de olabilir. Bizim en çok gördüğümüz durum el içi terlemesidir".

Güneş Katarakt Riskini Arttırıyor

Ortaya çıkma sıklığı 40 yaşından sonra her 10 yılda iki katına çıkan yaşa bağlı katarakt, tüm dünyada görme kaybının önde gelen nedenlerinden.

Dr. Hasan İnsel katarakt ile ilgili şunları söyledi.

Dedemin gözlükleriyle çekilmiş bir fotoğrafı geçti elime. Yıllar öncesine gittim resme bakarken, 70'li yaşlara geldiğinde katarakt ameliyatı olmuştu. Gnlerce önceden hazırlanıldı. Benim dedem, İstiklal Harbi Süvari Kolorduları Komutanı Fahrettin Altay Paşa idi. Dedem hem asker olduğundan, hem de ameliyat orada yapıldığından, Gümüşsuyu Asker Hastanesi'ne gidildi. Ancak tek göz yapılabiliyordu, uzun bir süre sonra herşey yolunda giderse, belki ikinci göz de yapılacaktı ama tek göz zaten yeter denmişti.

Ameliyat oldu, üç gün hastanede kaldıktan sonra eve geldik. Ertesi hafta bandajları açıldı ve dedeme gözlük verdiler. Hiç unutamam bir tarafı dürbün gibi bir cam,çok ilginç gelmişti bana, dedimin gözü bu camın arkasında dev gözü gibi görülüyordu. Diğer ameliyat olmamış göz tarafında ise buzlu cam gibi bir cam takılmıştı. O zamanlar göz içine mercek takılamadığından dürbün gibi mercekli gözlük veriliyormuş meğer, yıllar sonra öğrendiğime göre. Ameliyatsız tarafa da az görerek kafa karıştırmasın diye, görüşü engelleyen buzlu cam. Hatta hatırlarım dedem bazen siyah kağıt bile koyardı o görmemesi gereken gözünün önüne. 94 yaşına kadar mutlu mesut yaşadı dedecaiğim o gözlüklerinle. Günümüzde ise dadikalar içinde ve pırıl pırıl görmeyi sağlayan nefis ameliyatlar yapılıyor. Evet dedemin resmi beni yıllarca geriye götürmüştü. Bizim göz doktorumuz Dr. Erdem Öztürk'e anlattım dedemin ameliyatını ilgiyle dinledi. Kendisinin de, bu gün kataraktta neler yapıldığını bir anlatmasını rica ettim. İşte Dr. Erdem'in katarkt ile ilgili anlattıkları.

Katarakt, lensin kimyasal yapısının zamanla bozulması sonucu saydamlığını yitirmesidir. Saydamlığını yitiren yani apaklaşan lens ışığını retineya ulaşmasına engel oluşturarak görme bozuklukları ve görme kaybına neden olur. Katarakt sıklığı 40 yaşından sonra her 10 yılda iki katına çıkan yaşa bağlı bir hastalıktır.  Dünyada katarakt ameliyatıolmadığı için kör olan milyonlarca kişi vardır. Lensteki bu değişimler genellikle yaşlanmanın normal bir parçasıdır ama her yaşlanan kişide oluşması şart değildir.

YYaşlanmadan başka çok güneş ışığına maruz kalmak da katarakt gelişimini hızlandırabilir. Karatarkt ayrıca geçirilen bazı göz operasyonlarından sonra, göz içi iltihaplarının sonucunda, bazı ilaçların kullanımına bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Bazen çocuklarda rahim içi gelişim anormalliklerine, annenin hamilelikte geçirdiği hastalıklara ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak katarakt gelişebilir. Katarakt görmeyi etkiler. erken dönemde fark edilmeyebilir. Görmeniz bulanıklaşabilir. Görme ağrısız ve yavaş yavaş azalır. Işıkların etrafında haleler görülebilir. Gece araba farlarının parlaması nedeniyle araç kullanımı güçleşebilir. gözlük reçetelerinde sık değişikliğe neden olabilir. Renkler soluklaşabilir, tek gözde çift görme olabilir. Bazı katarakt tiplerinde yakın görmede düzelme olabilir. Katarakt görmeni etkileyebilir. Kataraktı önlemenin kanıtlanmış bir yolu yoktur. Yalnız diyabetikseniz güneşten korunmak faydalı olabilir. Güneşe çıkmadan güneş gözlüğü takmak ve kenarlı şapka takmak önlem olabilir. Bazı çalışmalar multivitamin desteklerinin kataraktın ilerlemesini geciktirebildiğini düşündürse de multivitaminlerin lensleri bulanık olmayan kişilerin mi yoksa katarakt başlangıcı olanlara mı daha faydalı olduğu bilinmemektedir. 

Lazerle Göz tedavisi ile ilgili sık merak edilenler

Gözdeki kusurların giderilmesinde çığır açan lazer tedavisiyle ilgili hastaların en çok sorduğu sorula, yıllardır binlerce kişiye uygulanmasına rağmen hiç değişmedi.

 Göz kusurlarının tedavisinde, ağrısız, kısa sürede gözlük ve lensten kurtulmanın yolu olan lazer teknolojisi her geçen gün gelişiyor. Öyle ki 16 yıl önce tanıştığımız lazer cerrahisi sayesinde dünyada milyonlarca kişi gözlüklerinden kurtuldu. Ancak tıp dünyasında yerini alan ve kolay bir o kadar da ciddi bir operasyon olan lazer cerrahisiyle ilgili hastalardan gelen sorular yıllardır hiç değişmedi "Ameliyat nasıl yapılır?","Tedavi kalıcı mıdır?" gibi konular hala sık sorulan sorular arasında yer alıyor. Bu güne dek 50 binden gazla göze lazer ameliyatı uygulayan Acıbaden Göz Hastanesi Medikal Direktörü Doç. Dr. Bozkurt Şener, lazer ameliyatlarının yaygın ve benimsenmiş bir tedavi olmasına rağmen hala kafalarda soru işaretleri oluşturduğunu vurguluyor.

Lastik, lasek, Femtosecond lazer (keratom denilen bıçak sistemi mullanılmadan) gibi birçok çeşidi olan lazer tekniklerinin son derece ciddi ameliyatlar olduğunu belirten Şener, lazer operasyonu ile ilgili en sık karşılaştıkları soruların operasyonun süresi, uygulama şekli ve kalıcı olup olmadığıyla ilgili olduğunu söylüyor.

Doç. Dr. Şener, konuyla ilgili merak edilen soruları şöyle yanıtlıyor.

  • Lazer Ameliyat Nasıl Yapılır?

Operasyon öncesi lokal veya genel anestezi verilmez göze iğneyle değil damla ile uyuşturulur. İki göz için oparasyon süresi uygulanan yönteme göre 5-10 dakika arasında değişir. Operasyon boyunca hasta ağrı, acı duymaz ancak gözüne dokunulduğunu hisseder. operasyon sonrası hasta taburcu edilir. Hastanede yatması Gerekmez

  • Kimler lazer tedavisi olabilir?

18 yaşından tercihen 21 yaşından büyük, gözlerinde miyop, hipermetrop ve astigmat gibi kırma kusuru olan ancak yapılacak muayene ve tetkitler sonucu doktorun uygun gördüğü kişiler bu tedaviden faydalanabilir.

  • Kimlere lazer uygulanmaz?

Lazer tekniği uygulanması düşünülen kişinin korneası inceyse, gözyaşı aşırı kuruysa, gözün arka tarafında diyabete yada başka bir nedene ait kontrol edilemez bir retina problemi varsa, kontrol edilemeyen bir romatizmal hastalık, diyabet gibi bir takım hormanal hastalırlar söz konusuysa ya da hasta hamilelik döneminde ise bu teknik uygulanamaz.

  • Operasyon sonrası neler yapılabilir?

24 saat sonra işinizin başına dönebilir, kontrol sonrası herhangi bir komplikasyon yoksa duş alabilirsiniz. Ertesi gün yapılacak kontrolden sonra araba kullanabilir, makyaj yapabilirsiniz. Bir hafta sonra yüzebilir ve üç hafta sonra dalabilirsiniz.

  • Lazerde başarı şansı nedir?

Gözlüğü ve kontakt lensi atma olarak adlandırılan lazer ameliyatlarında sınırlar değişiyor. Teorik olarak sınırlar 13-14 dereceye kadar miyoplar 6,7,8 dereceye kadar da hipermetrop ve astigmatlar. Ama pratikte böyle uygulamıyoruz. 8-9 derecenin üzerindeki miyoplara, 5-6 derecenin üzerindeki hipermetroplara pek lazer tavsiye etmiyorum.

  • Geri dönüşüm var mı? Bir kaç yıl sonra göz eski numarasına döner mi?

Eski dereceye gelmez ama ilk üç ayın sonunda bir yıla kadar olan süre içinde numaranın yüzde 10'u ile yüzde 30'u geri kazanılabilir tekrar. Bunun tabii ki sebepleri arasında yüksek numarayı yapmak, uygun olmayan göze yapmak gibi etkenler var. Ama çok dorğu seçilmiş bir gözde beklenilen dışında bir geri geliş çok nadir rastlanan durumdur.

  • Operasyon ne kadar sürüyor ve ameliyat sonrası ağrı oluşuyor mu?

Hastanın odaya girip çıkması 9-10 dakia sürüyor. Ameliyat sonrası 23 saat süren hafif batma ve sulanma şikayeti olabilir. Hasta gözünü 23 saat kapatıp istirahat ederse bu sürenin sonunda artık rahatsızlık duymaz.