| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Genel Sağlık

Yazılar arşiv 11.2008 Other entries in 2008-11 resimler, videolar

Depresyonu Test Edin!

VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Psikolog Aslı eşinizin ya da en yakın arkadaşınızın depresyona girdiğini anlamanız için bir test hazırladı.Eğer bir yakınınız 2 hafta süreyle aşağıdaki belirtilerin çoğunu yaşamakta ise bu onun depresyona girdiğini gösterir.Bunları fark ettiğiniz zaman yapılması gereken ilk şey bir uzmana başvurmaktır.

1)Her gün, gün boyunca süren çökkün moral (ağlama,mutsuz tavırlar vb.)

2)Gün boyu süren belirgin ilgi ve istek azlığı , zevk alamama(konuşma azlığı,genel bir istek,genel bir isteksizlik hali vb.)

3)Belirgin kilo kaybı

4)Uykusuzluk ya da aşırı uyuma

5)Enerji azalması ,sürekli yorgunluktan şikayet

6)Dikkati toplamada güçlük,konsantrasyon kaybı

7)Değersizlik,yetersizlik ve suçluluk duyguları

8)Ölüm düşünceler,planları veya girişimi

Düzenli Uyku Kanseri Azaltıyor

ABD'de yapılan araştırma,spor yapmanın kadınlarda kanser riskini büyük ölçüde azalttığını,ancak az uykunun sporun faydalarını yok edebileceğini gösterdi.Araştırmaya 6 bin kadın katıldı.Bu kadınlardan yoğun spor yapanlarının kansere yakalanma riskinin hafif fiziksel faaliyette bulunanlara göre %25 az olduğu belirlendi.Ancak spor yapan ve gece 7 saatten az uyuyan kadınların kansere yakalanma riski,gece düzenli uyuyanlara göre %47 fazla çıktı.

Yüksek tansiyona karşı C vitamini

ITALYA'da Pisa Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmaya göre C vitamini, yüksek tansiyon hastalarında aşırı hızlı çalışan sinir sistemini yavaşlatarak, tansiyonu düşürüyor. Uzmanlar, yüksek tansiyon hastalığına sahip olan 12 gönüllüye yaklaşık 3 gram C vitamini enjekte etti. 20 dakika sonra yapılan ölçümlerde hastaların kan basıncının ortalama yüzde 11 oranında düştüğü gözlemlendi. C vitamini limon, portakal ve greyfurt gibi meyvelerde bolca bulunuyor.

Kalp Krizine Karşı Alınacak Önlemler

ELBETTE hiç kimse kalp krizi geçirip geçirmeyeceğinizi önceden bilemez. Ancak doktorunuzun kilo, diyet, ilaç, egzersiz ve dinlenme ile ilgili tavsiyelerine uyarsanız; daha rahat yaşarsınız ve krizlerden korunma şansınız artar.
• Sigara içiyorsanız, bırakmalısınız.
• Düzenli egzersiz yapmalısınız.
• Tansiyomınuzu düzenli olarak kontrol ettinnelisiniz.
• Sağlıklı, az yağlı ve kilo yapmayan gıdaları, ihtiyacınız kadar tüketmelisiniz.

Boş Gebelik Nedir?

BOŞ gebelik olarak bilinen "Anembnyojenik gebelik" hakkında Sema Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Gülnihal Bülbül bilgi veriyor. Halk arasında su gebeliği olarak bilinen boş gebeliğin tanısı ultrasonografi ile konulur. Boş gebelikte bebeğin kesesi ve plasenta vardır, fakat embriyo ve embriyonun kalp atışları görülmez. Yani kesenin içi boştur. Son adet tarihinden yaklaşık 5 hafta sonra gebelik kesesinin içinde embriyo görülebilir. Embriyonun görülemediği durumlarda boş gebelik tanısı konulması için aceleci davranılmamalı, gebe birkaç hafta daha takip edilmelidir. Kesin tanı konulduktan sonra hastaya gebeliği sonlandırmayı tavsiye edilir. Başka bir tedavi seçeneği bulunmaz. Zaten kürtaj yapılmasa bile belirli bir süre sonra boş bebek kesesi şiddetli ağrı ve kanama belirtileri ile kendiliğinden düşecektir.
ULTRASONLA TANI
Boş gebeliğin herhangi bir belirtisi yoktur aksine tüm gebelik belirtileri görülebilir. Tanı daha önce de belirttiğimiz gibi ultrasonda gebelik kesesinin içinde embriyonun görülmemesiyle konulur. Geçmiş dönemlerde düşük yapan kadınların bir kısmı boş gebelik geçirmiş fakat o dönemlerde ultrason cihazı olmadığı için bunun tanısı konulamamıştır. Boş gebeliğe hangi faktörlerin sebep olduğu tam olarak bilinmese de, kromozomal problemlere ve çevresel nedenlere bağlı olarak da ortaya çıktığı biliniyor.

Genital Hastalıklar Hakkında Bilgi (2)

B)Pelvik infiamatuar Hastalıklar (PD)
Endoservikste (rahim ağzı kanalı) bulunan mikroorganizmaların endometriyum (rahim içi tabaka) ve Tubalara (Fallop kanal içi) ulaşarak enfeksiyon ve enfeksiyon oluşturulmasıdır. En sık ve ciddi enfeksiyon oluşturan ajanlar gonokok (bel soğukluğu) ve klamidyadır. Tedavisi başarıyla yapılmazsa tuba ovaryan (yumurtalık ve kanal) abse ve tıkanıklık ve doku bozulmasına bağlı kısırlık oluşabilir. Bazı kadınlarda belirti vermez ve sessiz seyreder. Diğerlerinde akıntı ve tutulu organlarda duyarlılık ve ağrı yapabilir. Yıllık rutin muayene ve kontrollerde USG ve jinekolojik muayene gereğinde laporoskopi mikrobiyolojik inceleme ve eşle birlikte yeterli doz ve surede uygun antibakteriyal ajanlar verilir. Cinsel ilişkide tek eşlililiğe gidilip ve prezervatif kullanılırsa yeterince korunmuş olur.
Genital ülser hastalığı: Çoğunlukla herpes genitalis veya sifihise (frengi) bağlı olarak genital organlarda ülserle de kendini gösterir. Ozel mikrobiyolojik tanı yöntemleri ile belirlenir. Bulaşanlarda uygun ajanlarla eşle birlikte tedavi, düzenli kontrol ve prezervatif ile ilişki koruyucudur.
Genital Siğil: Human papillama virüsüne bağlı olarak gelişir ve kondiloma akuminata ismini alır. Bulaşıcıdır, bu virüs bazı tipleri özellikle erken ve çok kişiyle ilişkiye giren kadınlarda serviks kanseri öncüsü- dür. Kimyasal ajanlarla veya lazer koter ile lezyona tatbik edilmesi ve büyük ise kesilerek çıkarılması gereğinde doku kaybı büyükse greft ile yama yapılması uygun olur.
HİV: Aids olarak bilinen enfeksiyondur. Uzun süren kuluçka devri vardır. Yalnız vaginal ilişki ile değil anal birleşme, öpüşme , kan yoluyla da geçebilir. Aynı şırınga ile enjeksiyop olmama, prezervatif kullanılması yara varlığında öpüşmeme koruyucu olabilir. Cinsel ilişki ile gecen enfeksiyonlardan korunmak için düzenli jinekolojik muayene ve kontroller, bilinen tek eşle ilişki, ilişkide prezervatif kullanılması, belirli aralıklarla vaginal ve vulvanın antiseptikli solüsyonlarla yıkanması, eşinin de düzenli olarak kontrol altında olması ve bir enfeksiyon varlığı saptandığında her iki eşinde en uygun ajanlarla, yeterli doz ve sürede tedavi edilmesi, enfeksiyonun tam tedavisi ve uzun sürede kalıcı sekel (ned1 be) oluşmamasını önleyebilir.

Genital Hastalıklar Hakkında Bilgi

Genital (üreme kanalı) enfeksiyonları hastaların jinekolağa en sık başvurma nedenlerinden biridir. Bu hastalıkların oluş mekanizmasını anlayarak tanıya etkili bir şekilde ulaşmak, uygun antimikrobiyal tedavi uygulanması, uzun süreli sekel (nedbe) oluşumunu da engeller. Vağinal sekrasyonlar (akıntı), vulvadan gelen yağlı akıntılar, ter, bartolin ve shere bezlerinin salgısı, yaginal duvardan gelen salgı, dökülen hücreler, servikal mukus (sümüksü akıntı), endometrial (rahim içi) ve tubal (kanal içi) sıvılar ve mikroorganizmalar ile onların yıkımı ürünlerden oluşur. Dökülen hücreler ve oluşan salgılar östrojen ve progesteron etkisi altında olduğundan doğum kontrol hapı kullanıldığında yumurtlama olmadığından bu salgı oluşmaz. Aynı şekilde menopoz sonrası hormonların salgısı durduğundan yine vaginal salgı da durur. Vaginayı aerob (oksijene bağlı) lakto basil denen iyi huylu mikroorganizmalar laktik asit oluşturarak korur. Vücut hijyeninin bozulması, bağışıklık sisteminin baskılanması, fiziksel ve kimyasal travma varlığında vağinal ve pelvik (kalça içi) organlar mikroorganizmalardan etkilenerek enfeksiyon oluşturulur.
A)VAGINAL ENFEKSİYONLAR
Bakteriyal Vaginozis: Vaginada balık kokusu ve özellikle cinsel aktivite sonrası gri renkli akın- tl ile kendini gösterir. Ozel antimikrobiyal ajanlarla yıkanması, eşin de birlikte yeterli doz ve sürede tedavi edilmesi tam iyileşme sağlayabilir. Trikomanaz Vaginitis: Cinsel yolla bulaşan kuyruklu bir parazittir. Bol miktarda kötü kokulu cerahatlı akıntıdır. Genellikle vulvada (dış dudaklarda) kaşıntı da eşlik edebilir. Vaginada çilek görünümü ve kızarıklık görülebilir. Tedavide özel antimikrobiyal ajanlar (metromidozal) sistemik (ağızdan), lokal (fitil ve krem) birlikte ve eşle birlikte verilir.
Vulvavaginal Kandidiyazis: Halk arasında mantar enfeksiyonu olarak bilinen durumdur. Akıntı su gibi ya da çökelik, peynir gibi olabilir. Vulvada kaşıntı ve beyaz akıntı ile kaplanmış görülebilir. En çok kullanılan lokal ajanlardır (Fitil ve krem). Eşin tedavi edilmesi hatta ilişki sırasında prezarvatif kullanması tedavinin kısa sürede gerçekleşmesini Sağlar.
Iltihabi Vaginalis: Genelde streptekoklara bağlı gelişen ve lakto basil yokluğunu fırsat bilen bir enfeksiyondur. Cerahatlı akıntı, kaşıntı, kızarıklık ve ağrılı cinsel ilişki görülebilir. Lokal kremler ve gerekirse hormon verilebilir.
Atrvmatik Vaginitis: Doğal cerrahi veya erken menopoz sonrası vücutta azalan östrojene bağlı vagina duvarında artan cerrahi akıntı ve ağrılı cinsel ilişki ile kendisini gösterir. Bazen cinsel ilişki sonrası kanama da gelebilir. En etkili tedavisi lokal vaginal kremler ve / veya sistemik (ağızdan) verilen östrojenlerdir.
Servitis: Serviks (rahim ağzı) döşeyen hücrelerin iltahabıdır. Burada salgı bezleri de bulunduğundan akıntı bol miktarda, kötü kokulu, bulanık ve kahverengidir. Yüzeysel doku takip olarak yara görünümü de verebilir. Çeşitli vaginal enfeksiyon ajanları burada da etkili olmuştur. Lokal (fitil ve krem) ile sistemik antimokrobiyol ajanlar (metrondazol ve nystatin) ile antibiyotikler kullanılabilir. Yara için lazer, kryo (dondurma) ve koter (yakma) yöntemi kullanılabilir. Eşin de tedavisi iyileşme sürecini kısaltır.