| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Genel Sağlık

Yazılar

Vitamin B3 (Niasin, Nikotinit asit)

Vitamin B3 (Niasin, Nikotinit asit)
FAYDALARI
, Dolaşım ve sağlıklı cilt için gereklidir.
Sinir sistemi fonksiyonlarına yardımcı olur.
Karbonhidrat, protein, yağ metabolizmasını düzenliyor.
Faydalı kolesterolü artınr, trigiiseriti düşürür.
KAYNAKLAR
Karaciğer
Yumurta
Balık
Süt ve süt ürünleri
Havuç
Domates, patates
ı Tahıllar

Cinsel Yolla Bulaşan Enfeksiyonlar

Uzmanlar cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda ciddi bir artış olduğunu belirtiyor. Cinsel ilişki ile geçen hastalıkların en önemlileri; bel soğukluğu, frengi, Hepatit B, HİV enfeksiyonu (AIDS), genital herpes, trikomoniasis, kandidiasis ve klamidyoz'dur. Hepatit B ve bazı HPV virüslerine karşı geliştirilmiş aşılar var ve bunlar oldukça yüksek bir koruma sağlıyor. HPV virüslerine karşı geliştirilen aşının rahim ağzı kanserinden de koruduğu biliniyor. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların tedavisi de var. Yeter ki ortaya çıkan belirtiler önemsensin, tedavi geciktirilmesin. Ama en önemlisi korunmak!
BELİRTİLERİ NELER
Cinsel organların çevresindeki siğil, uçuklar, ağrısız yaralar çok önemli işaretlerdir. Cinsel organdan gelen akıntılar, kaşıntı, karıncalanma hissi, ağrılı idrar yapma, idrar yaparken güçlük çekme ve sık idrara çıkmalar da önemli işaretlerdir. Bu belirtilerden birinin ya da birden fazlasının ateş, üşüme, ağızda yaralar, kasıklarda şiş ve ağrılı bezeler, deri altında şişliklerle birlikte olması durumunda daha da hızlı hareket etmek gerekiyor.
Genç kız ve kadınlarda kasık ve bel ağrılarının, ağrılı cinsel ilişkilerin, vajinal akıntıların, adet düzensizliklerinin, erkeklerde cinsel organdan gelen akıntı, yanma ve sızlama da ciddiye alınması şart! Bu belirtilerle karşılaşan herkesin hemen bir üroloji uzmanından yardım istemesi zorunlu görülüyor.
BULLAŞMAYI ÖNLEMEK İÇİN KORUNUN
Cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma şekli cinsel ilişkinin korunmasız, hijyenik kurallara dikkat edilmeden yapılmasıdır. Yani bu tür hastalıklar öksürük, aksırık, tükürük ya da balgamla mutfak malzemeleri veya ortak kullanılan duşlar, banyo küvetleri ile bulaşmaz. (Bir süre önce yayınlanan bir notumuzda yiyeceklerle AİDS virüsünün bulaşabileceği yer almış. Konuyu hazırlayan arkadaşım adına düzeltiyorum.) B Hepatit gibi virüslerin traş malzemeleri, makaslar, manikür-pedikür malzemeleri ile de geçmesi mümkündür. Ama bu hastalıkların çoğunun en çok korunmasız cinsel ilişki ile bulaşacağını unutmayın.
Cinsel yolla buluşan hastalıkların önlenebilir ve tedavi edilebilir sorunlar olduğunu unutmayın. Hastalığın ayıbı olmaz! Bu hastalıklara ilişkin belirtileri gizlemeyin, saklamayın doktorunuza müracaat etmekte geç kalmayın. Hepaptit B ve HPV aşılarını yaptırmayı unutmayın.

Suda Doğum Sağlıklı Mı?

Teorik olarak suda doğumun faydalarından bahsedilmekle birlikte, biz doğum doktorlarının halen bu konuda bazı şüpheleri vardır. Bunların en önemlisi insan canlısının bir amfibi gibi olmadığı, yani su değil de kara canlısı olması ve doğanın bu şekilde doğuma elverişli olmasıdır. Suda doğum kararı verirken doktorun buna engel bir durum olup olmadığını iyi belirleyip, doğum eylemi sırasında da gebenin başında sürekli bir sağlık görevlisinin beklemesi gerekmektedir. Araştırmalarda teorik olarak anne kanına suyun kaçması ile damarlarda tıkanma (su embolisi) veya bebeğin erken nefes almaya kalkması ile akciğerlerine suyun kaçması ihtimalinden bahsedilmektedir. içinde doğum yapılan suyun dışkı, akıntı vs. ile temiz tutulması sorunu vardır, Suyun sıcaklığının iyi ayarlanması gerekir, fazla sıcak su gebede sıvı kaybı ve ısı artışına sebep olabilir. Bunun için suda doğum için özel hazırlanmış küvetler kullanılmalıdır. Suda doğumda kasılmaların takibi, bebek kalp atışlarının takibi zorlaşmakta, epidural aneztesi yapılamamaktadır. En zor kısmı olan doğumda ise hekimin doğuma yardım veya müdahale etmesi sorun olmaktadır. Bu nedenle batıda dahi yaygınlaşamamıştır. Bize göre ise, herhangi bir ağrı kesici yöntem istemeyen ve suda doğuma engeli olmayan gebelerin belki sadece doğuma kadar olan sürede suda bekleyip, doğumu suyun dışında gerçekleştirmeleri düşünülebilir.

Neden kreşe giden çocuklar daha sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanırlar?

Kreşe giden çocukların evde bakılan çocuklara oranla enfeksiyon hastalıklarına (özellikle soğuk algınlığı ve ishal) daha sık yakalanmalarının çeşitli nedenleri vardır. Öncelikle, kreşe giden çocuklar bir sürü çocukla temas halinde olur, böylece başka bir çocuktan enfeksiyon kapma olasılıkları artar. Ayrıca, çocuklar oynarken oyuncaklarını paylaşır ve birbirlerine dokunurlar ve bu şekilde mikroplar yayılır. Bunların da haricinde, çoğu çocuk tuvaleti gerektiği gibi kullanmayı ya da el yıkamanın önemini henüz tam olarak Öğrenmemiştir. Son olarak da, küçük çocukların bakımı yakın temas gerektirir. Soğuk algınlığının yayılmasını/bulaşmasını önlemek oldukça zordur. Soğuk algınlığı mikropları aşağıdaki yollarla yayılır:
• Hasta çocuklar öksürdüğü veya aksırdığında hava yoluyla;
• Çocuğun ağzına ya da burnuna dokunduktan sonra diğer çocuklara dokunması yoluyla;
• Çocuğun ağzına ya da burnuna dokunup ardından oyuncak, mobilya gibi eşyalara dokunması (mikroplar nesneler üzerinde bir sure yaşayabilir ve ardından diğer çocukların bu eşyalara dokunması yoluyla...
İshal mikrobu da kolay yayılan bir mikroptur ve özellikle bezli çocuklar arasında çok kolay yayılır. Bu mikroplar dışkıda bulunur ve aşağıdaki yollarla bulaşır:
Çocuğa bakan kişi ya da çocuğun kendisinin mikrobu ellerine bulaştırıp daha sonra diğer çocuklara dokunmasıyla;
• Çocuğa bakan kişi ya da çocukların ellerinde ishal mikrobu bulunana biri tarafından hazırlanmış yemekleri yemesiyle...
Ebeveynler bu kontda,ne yapabilir?
Çocuğunuza gerekli tüm aşıları yaptırınız. Çocuğunuzu kreşe bırakırken çocuğun kendisini nasıl hissettiği hakkında öğretmenine bilgi verin. Olası enfeksiyon belirtilerini anlatıp çocuğun o gün evde kalması gerekir mi diye sorun. Örneğin, çocuğun o gün biraz keyifsiz olduğunu iletirseniz öğretmeni de çocukta olası hastalık belirtilerini gün boyu izleyip herhangi bir enfeksiyon belirtisi görürse size haber verecektir.
BULAŞMA ÖNLENEBILIR
Bir enfeksiyon olduğundan şüphelenildiği durumlarda erkenden alınacak önlemler hastalığın kreşteki diğer Çocuklara bulaşmasını önleyebilir. El yıkama ve bez değiştirme talimatlarının kreşin çeşitli yerlerinde asılı olmasına dikkat ediniz. Bu talimatlara uymak enfeksiyonların yayılmasını önlemeye yardımcı olacaktır. Evdeyken de ya da her nerede olursa olsun çocuğun altı değiştirildikten sonra bu talimatlara uyulmalıdır. Lavabolarda her zaman sabun ve temiz havlu bulundurulmalıdır. Bazı enfeksiyon durumlarında çocuklar evde kalmalıdır, böylece hem gereken bakımı alabilirler hem de enfeksiyonun kreşteki diğer çocuklara bulaşması önlenmiş olur.

Çay ve Kahvenin Diş Üzerindeki Etkileri

Caddebostan Diş Kliniği'nden Diş Hekimi Pertev Kökdemir, diş sağlığıyla ilgili bilgiler verdi:
• Dişlerin çürümesi; tükürük yapısı, beslenme alışkanlıkları ve diş üzerinde biriken bakteri plağının diş fırçalama ile yeteri kadar temizlenmemesi gibi faktörlerden kaynaklanır.
• Çay ve benzeri sıvılarla bol miktarda şeker alınmasının diş çürüğüne katkısı vardır. Çay içtikten hemen sonra ağzın su ile çalkalanması, riski azaltır.
• Çok meyve yemek de, meyve asitleri ve şeker nedeniyle çürük riskini artırır. Bir yandan da meyve yerken artan tükürük miktarı tamponlama etkisine sahip olup, dişleri korur.
• Eğer dişler her gün iki kez fırçalanıyor ve diş ipi kullanılıyorsa; fazla meyve ve şekerli çay diş çürüğüne yol açmaz.

Meyveyi Aç Karnına Yiyin

KONYA Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk, vücut için çok önemli bir besin grubu olan meyveleri yeme zamanlamasının sağlık için büyük önem taşıdığını anlattı. Salatanın ana yemekten önce yenmesinin sindirim sistemine sağladığı yararlar gibi, meyvelerin tüketiminin de bir doğru zamanlaması olduğunu dile getiren Türk, bu kurala uyulmaması durumunda vücut için büyük yararı bulunan meyvelerin, yararı şöyle dursun, adeta vücuda ek bir yük oluşturduğuna dikkati çekti.
MİDEDE OLUŞUYOR
YEMEKTE ve yemekten sonraki 2 saat içinde tüketilen meyvelerin, midede fermantasyona (mayalanma) yol açarak, asit ve gaz üretimine neden olduğunu vurgulayan Türk, şunları kaydetti: "Yemekle birlikte tüketilen meyve, fermante oluyor, midede şişkinliğe neden oluyor, yiyen kişiye rahatsızlık veriyor. Bir nevi midede alkol oluşuyor. Ancak bu dışardan alman alkolle aynı değil... Bu durum yenen gıdaları besin olmaktan çıkarıyor, vücuda yük haline getiriyor. Yani besinler gıda maddesi özelliğini kaybediyor. Ayrıca meyvenin vücuda sağladığı yararlar da azalmış oluyor. Meyvenin vücuda yararlı olabilmesinin en garanti yolu, açken tüketmektir. Karaciğer başta olmak üzere ilgili tüm organlara, bu asit ve gazı yok edebilmek için normalden daha fazla yük biniyor."

Günde 4 Bardak Süt için

ZÜJRİH Üniversitesi ve Dartrnouth Tıp Fakültesi’nden bilim adamları, yaşam boyunca süt içmenin kadın ve erkek üzerindeki etkilerini araştırdı. 20-80 yaşındaki 930 sağlıklı kadın ve erkekten oluşan katılımcıları 2 gruba ayıran araştırmacılar, ilk gruba 4 yıl boyunca günde 1200 miligram kalsiyum (4 bardak süte eşit), diğer gruba plasebo verdi. 4 yılın sonunda araştırmacılar kalsiyum takviyesi alanların, günlük işlerinde ya da spor yaparken kemiklerinin kırılma riskinin diğer gruptakilere göre yüzde 72 az Olduğunu belirledi.

Şizofreni Genetik Mi?

PSİKİYATR Dr. Gülçin An Sarılgan'a göre "şizofreni" hastalığı, genç yaşta başlayan, insanın giderek kişilerarası ilişkilerden ve gerçeklerden uzaklaşarak kendine özgü bir içe-kapanım dünyasında yaşadığı; düşünüş, duyuş ve davranışlarda önemli bozukluklarının görüldüğü ağır bir ruhsal bozukluktur. Kişiliğin bütünlüğünü sağlayan beyin bölgelerinin gelişimindeki aksaklıklar düşünce-duygu ve davranışlarındaki bütünlüğü bozmaktadır. Sonuçta dissosiasyon yani bütünün parçalarının çözülmesi dediğimiz durum ortaya çıkmaktadır. Şizofreninin oluş nedenleri henüz kesin olarak aydınlatılamamıştır. 20-30 yıldan beri şizofreni giderek artan bir yaygınlıkla beynin bir gelişim bozukluğu olarak kabul edilmektedir. Erken başlangıçlı şizofreniklerde kalıtımın önemi daha da artırmaktadır.
HASTALIĞIN OLUŞ NEDENİ
HASTALIĞIN oluş nedeninin bir beyin bozulduğu olduğu görüşü kesinlik kazansa bile, bu rahatsızlığın ortaya çıkışında ve zaman zaman görülen alevlenmelerde çevresel ve ruhsal etmenlerin varlığı küçümsenmemektedir. Şizofrenin bütün dünyada herhangi bir erişkin topluluğunda yaygınlığı yaklaşık yüzde l'dir. Anne veya babadan birisi hasta ise çocuklarda hastalık riski yüzde 13; her ikisinde de hastalık varsa bu oran yüzde 35-40'a çıkmaktadır.

Çocukların Gözlerine Dikkat

Dünya Göz Hastaneleri'nden Prof. Dr. Hayati Tolun okul öncesi çocuk göz sağlığı hakkında bilgi verdi. Okulda çocuğun başarısı derse ve ödevlerine olan katılımıyla yakından ilgilidir. Çocuk derse iyi konsantre olabilmeli ve akşam da eve geldiğinde ödevlerini anlayarak yapabilmelidir.
Gözdeki kırma kusuru çocukta gözde ve başında ağrıya yol açabileceği gibi satır atlama, konsantre olamama gibi bir takım problemler de yaratabilir.
Çocuk derste çabuk yorulabilir, tahtayı görmede zorlanabilir; evde ders çalışırken çabuk sıkılır, uyku- su gelir. Belli bir numaranın üstündeki kırma kusuru gözde tembelliğe neden olabilir. Ayrıca iki göz arasındaki numara farkı, daha yüksek numaralı olan gözde tembelliğe neden olabilir. Göz tembelliği tedavisi ancak 9 -10 yaşına kadar mümkün olan önemli bir göz problemidir. Tembellik tedavisinde ne kadar geç kalınırsa sonuç o kadar başarısız olur. Bu yüzden, çocukların hiçbir problem gözlenmese bile ilk 2 yaşında göz muayenesi olmaları oldukça önemlidir.

EN SIK GÖRÜLENLER
ÇOCUKLARDA en çok görülen göz bozuklukları düzeltilmemiş kırma kusurları ve şaşılıktır. Şaşılık, gözlerin paralelliğini kaybetmesi durumudur. Şaşılık tek gözde ise o gözde tembellik riski vardır. Çocukluk yaşı kaymalarında neden çoğu zaman kırma kusurudur, bu nedenle kaymanın gözlenmesi durumunda mutlaka göz muayenesi gereklidir. Kayan gözün tembelleşmemesi için kaymanın en erken yaşta gözlükle veya ameliyatla tedavi edilmesi önemlidir. Kayma düzeltilse bile tembellik için kapatma tedavisi uygulamak gerekebilir. 9 -10 yaşma kadar tedavi edilmeyen tembelliğin ileri yaşlarda tedavisi zordur ve çoğu zaman ise hiç mümkün olmamaktadır. Şaşılıkların sebeplerinden biri de göz kaslarına gelen sinirlerinin felcidir. Bu felçler bazen doğuştan, bazen de travma veya ateşli hastalıklar sonucu ortaya çıkabilirler.

AİLENİN GÖREVİ
ÇOCUK televizyon seyrederken, sesi çok kısık olmadığı halde televizyona çok yaklaşıyorsa, bir gözünü devamlı kaşıyorsa, kırpıştırıyorsa veya çocukta göz sulanması meydana geliyorsa, o zaman ailenin dikkatli olması gerekiyor. Göz hastalıkları ile ilgili diğer belirtiler ise şöyle, bazen kirpiklerde kepeklenme olabilir, bunlar da küçük kırılma kusurları, astigmatlarda ve hipermetrop çocuklarda olur.

Uyku Probleminiz Var Mı?

uyku AŞAĞIDAKİ birkaç kısa ama kritik sorudan herhangi birine "Evet" yanıtı verenlerin bir uyku bozuklukları uzmanından yardım alması gerekir. VKV Amerikan Hastanesi Uyku Kliniği Bölüm Şefi Dr. Sabri Derman, uyku bozuklukları ile ilgili şu soruları yöneltti:
• Geceleri uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmekte zorluk çekiyor musunuz?
• Kaç saat uyursanız uyuyun, sabah uyandığınızda kendinizi ha1a yorgun hisseder misiniz?
• Sosyal açıdan uygun ve istediğiniz saatlerde uyuyup uyanabiliyor musunuz?
• Devamlı işe veya okula geç kalma probleminiz var mı?
• Sık sık kabuslarla veya korkuyla çığlık atarak uyandığınız olur mu?
• Çevrenizdeki insanlar tarafından horladığınız veya uykuda nefes almakta güçlük çektiğinize ilişkin gözlemler var mı?
• Gün içinde ani ve engellenemez uyku bastırması olur mu? Direksiyon başında hiç uykuya daldınız mı?
• Gece yatmadan önce bacaklarınızda rahatsızlık, huzursuzluk, ağrı, karıncalanma vs gibi nahoş hisler oluşur mu?
* Bacaklarınızı istem dışı hareket ettirdiğiniz olur mu?