| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Genel Sağlık

9 "sağlık" etiketi kullanan gönderi "sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Neden kreşe giden çocuklar daha sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanırlar?

Kreşe giden çocukların evde bakılan çocuklara oranla enfeksiyon hastalıklarına (özellikle soğuk algınlığı ve ishal) daha sık yakalanmalarının çeşitli nedenleri vardır. Öncelikle, kreşe giden çocuklar bir sürü çocukla temas halinde olur, böylece başka bir çocuktan enfeksiyon kapma olasılıkları artar. Ayrıca, çocuklar oynarken oyuncaklarını paylaşır ve birbirlerine dokunurlar ve bu şekilde mikroplar yayılır. Bunların da haricinde, çoğu çocuk tuvaleti gerektiği gibi kullanmayı ya da el yıkamanın önemini henüz tam olarak Öğrenmemiştir. Son olarak da, küçük çocukların bakımı yakın temas gerektirir. Soğuk algınlığının yayılmasını/bulaşmasını önlemek oldukça zordur. Soğuk algınlığı mikropları aşağıdaki yollarla yayılır:
• Hasta çocuklar öksürdüğü veya aksırdığında hava yoluyla;
• Çocuğun ağzına ya da burnuna dokunduktan sonra diğer çocuklara dokunması yoluyla;
• Çocuğun ağzına ya da burnuna dokunup ardından oyuncak, mobilya gibi eşyalara dokunması (mikroplar nesneler üzerinde bir sure yaşayabilir ve ardından diğer çocukların bu eşyalara dokunması yoluyla...
İshal mikrobu da kolay yayılan bir mikroptur ve özellikle bezli çocuklar arasında çok kolay yayılır. Bu mikroplar dışkıda bulunur ve aşağıdaki yollarla bulaşır:
Çocuğa bakan kişi ya da çocuğun kendisinin mikrobu ellerine bulaştırıp daha sonra diğer çocuklara dokunmasıyla;
• Çocuğa bakan kişi ya da çocukların ellerinde ishal mikrobu bulunana biri tarafından hazırlanmış yemekleri yemesiyle...
Ebeveynler bu kontda,ne yapabilir?
Çocuğunuza gerekli tüm aşıları yaptırınız. Çocuğunuzu kreşe bırakırken çocuğun kendisini nasıl hissettiği hakkında öğretmenine bilgi verin. Olası enfeksiyon belirtilerini anlatıp çocuğun o gün evde kalması gerekir mi diye sorun. Örneğin, çocuğun o gün biraz keyifsiz olduğunu iletirseniz öğretmeni de çocukta olası hastalık belirtilerini gün boyu izleyip herhangi bir enfeksiyon belirtisi görürse size haber verecektir.
BULAŞMA ÖNLENEBILIR
Bir enfeksiyon olduğundan şüphelenildiği durumlarda erkenden alınacak önlemler hastalığın kreşteki diğer Çocuklara bulaşmasını önleyebilir. El yıkama ve bez değiştirme talimatlarının kreşin çeşitli yerlerinde asılı olmasına dikkat ediniz. Bu talimatlara uymak enfeksiyonların yayılmasını önlemeye yardımcı olacaktır. Evdeyken de ya da her nerede olursa olsun çocuğun altı değiştirildikten sonra bu talimatlara uyulmalıdır. Lavabolarda her zaman sabun ve temiz havlu bulundurulmalıdır. Bazı enfeksiyon durumlarında çocuklar evde kalmalıdır, böylece hem gereken bakımı alabilirler hem de enfeksiyonun kreşteki diğer çocuklara bulaşması önlenmiş olur.

Meyveyi Aç Karnına Yiyin

KONYA Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Türk, vücut için çok önemli bir besin grubu olan meyveleri yeme zamanlamasının sağlık için büyük önem taşıdığını anlattı. Salatanın ana yemekten önce yenmesinin sindirim sistemine sağladığı yararlar gibi, meyvelerin tüketiminin de bir doğru zamanlaması olduğunu dile getiren Türk, bu kurala uyulmaması durumunda vücut için büyük yararı bulunan meyvelerin, yararı şöyle dursun, adeta vücuda ek bir yük oluşturduğuna dikkati çekti.
MİDEDE OLUŞUYOR
YEMEKTE ve yemekten sonraki 2 saat içinde tüketilen meyvelerin, midede fermantasyona (mayalanma) yol açarak, asit ve gaz üretimine neden olduğunu vurgulayan Türk, şunları kaydetti: "Yemekle birlikte tüketilen meyve, fermante oluyor, midede şişkinliğe neden oluyor, yiyen kişiye rahatsızlık veriyor. Bir nevi midede alkol oluşuyor. Ancak bu dışardan alman alkolle aynı değil... Bu durum yenen gıdaları besin olmaktan çıkarıyor, vücuda yük haline getiriyor. Yani besinler gıda maddesi özelliğini kaybediyor. Ayrıca meyvenin vücuda sağladığı yararlar da azalmış oluyor. Meyvenin vücuda yararlı olabilmesinin en garanti yolu, açken tüketmektir. Karaciğer başta olmak üzere ilgili tüm organlara, bu asit ve gazı yok edebilmek için normalden daha fazla yük biniyor."

Çocukların Gözlerine Dikkat

Dünya Göz Hastaneleri'nden Prof. Dr. Hayati Tolun okul öncesi çocuk göz sağlığı hakkında bilgi verdi. Okulda çocuğun başarısı derse ve ödevlerine olan katılımıyla yakından ilgilidir. Çocuk derse iyi konsantre olabilmeli ve akşam da eve geldiğinde ödevlerini anlayarak yapabilmelidir.
Gözdeki kırma kusuru çocukta gözde ve başında ağrıya yol açabileceği gibi satır atlama, konsantre olamama gibi bir takım problemler de yaratabilir.
Çocuk derste çabuk yorulabilir, tahtayı görmede zorlanabilir; evde ders çalışırken çabuk sıkılır, uyku- su gelir. Belli bir numaranın üstündeki kırma kusuru gözde tembelliğe neden olabilir. Ayrıca iki göz arasındaki numara farkı, daha yüksek numaralı olan gözde tembelliğe neden olabilir. Göz tembelliği tedavisi ancak 9 -10 yaşına kadar mümkün olan önemli bir göz problemidir. Tembellik tedavisinde ne kadar geç kalınırsa sonuç o kadar başarısız olur. Bu yüzden, çocukların hiçbir problem gözlenmese bile ilk 2 yaşında göz muayenesi olmaları oldukça önemlidir.

EN SIK GÖRÜLENLER
ÇOCUKLARDA en çok görülen göz bozuklukları düzeltilmemiş kırma kusurları ve şaşılıktır. Şaşılık, gözlerin paralelliğini kaybetmesi durumudur. Şaşılık tek gözde ise o gözde tembellik riski vardır. Çocukluk yaşı kaymalarında neden çoğu zaman kırma kusurudur, bu nedenle kaymanın gözlenmesi durumunda mutlaka göz muayenesi gereklidir. Kayan gözün tembelleşmemesi için kaymanın en erken yaşta gözlükle veya ameliyatla tedavi edilmesi önemlidir. Kayma düzeltilse bile tembellik için kapatma tedavisi uygulamak gerekebilir. 9 -10 yaşma kadar tedavi edilmeyen tembelliğin ileri yaşlarda tedavisi zordur ve çoğu zaman ise hiç mümkün olmamaktadır. Şaşılıkların sebeplerinden biri de göz kaslarına gelen sinirlerinin felcidir. Bu felçler bazen doğuştan, bazen de travma veya ateşli hastalıklar sonucu ortaya çıkabilirler.

AİLENİN GÖREVİ
ÇOCUK televizyon seyrederken, sesi çok kısık olmadığı halde televizyona çok yaklaşıyorsa, bir gözünü devamlı kaşıyorsa, kırpıştırıyorsa veya çocukta göz sulanması meydana geliyorsa, o zaman ailenin dikkatli olması gerekiyor. Göz hastalıkları ile ilgili diğer belirtiler ise şöyle, bazen kirpiklerde kepeklenme olabilir, bunlar da küçük kırılma kusurları, astigmatlarda ve hipermetrop çocuklarda olur.

Yanlış Beslenme Migreni Tetikliyor

Kadıköy Şifa Sağlık Grubu Nöroloji Uzmanı Dr. Erdem Tokuş; "migren" ataklarının hangi yiyecek ve içeceklerin tetiklediğinin bilinmesi buna uygun beslenme düzeni sayesinde atakların sıklığında azalma sağlanabileceğini ifade ediyor.  Dr. Tokuş; hastalırın gıda intoleransı testini yaptırarak uzak durmaları gereken gıdaları öğrenebileceğini belirtiyor.

Tokuş; genel olarak yiyeceklerden; eski peynir, kuruyemiş, çikolata, yoğurt, koruyucu madde eklenmiş gıdalar, sosis, sucuk, salam gibi şarküteri ürünleri, kırmızı erik, muz, incir, bezelye, soğan, içeceklerden ise; kahve çay, diyet içecekler ve alkollü içeceklerin migreni tetikleriğinin altını çizdi.

Tüp Bebek ile Hamile Kalma Yöntemleri

Memorial Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Güvenç Kırklıkaya, ilaçsız tüp bebek uygulaması olarak da bilinen IVM ve Natürel Siklus hakkında bilgi verdi.

IVM halen dünyada az sayıda merkezde uygulanmakta olan ve hormon ilaçlarına aşırı hassasiyet gösteren kadınlarda kullanılan bir tüp bebek yöntemidir. IVM ilk olarak hormon ilaçlarına aşırı duyarlılık gösteren Polikistik Over Sendromlu kadınlarda, ilaç kullanılmadan tüp bebek yapmak  amacıyla ortaya çıkmıştır. IVM yumurtalıkları kısa süreli olarak uyaran hormon ilacı uygulanması ya da hiç ilaç kullanılmadan toplanan olgunlaşmış yumurtaların, laboratuvar ortamında olgunlaştırılarak döllenmesi ve daha sonra uygun gelişim evresine ulaştığında, rahim içine transfer edilmesi esasına dayanır. Polikistik Over Sendromu, her 5 kadından birinde görülebilir.

Kalp Krizine Engel Olmak İçin 8 Öneri

Kalp damar hastalıklarından korunmada günlük yağ alımının azaltılması ve hayvansal yağlar yerine bitkisel yağların tüketilmesi riski önemli ölçüde azaltıyor.

Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin kalp hastalıklarından korunma ve tedavi klavuzu kalbimiz için yapmamız ve yapmamamız gerekenleri sekiz maddede topluyor. Son klavuzun hazırlanmasında çalışan Yunanistan Harokopio Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nden Antonis Zampelas, toplam yağ alımının azaltılmasıyla kardiyovasküler risklerin %20'nin altına indirilmesinin amaçlandığını söyledi. 

Avrupa Ateroskleroz Derneği'nin 77. Kongresi için İstanbul'a gelen Zampelas, Batı dünyasında günlük beslenmedeki yağ alımının yüzde 40'ı bulduğuna dikkat çekti. Zampelas, son derece sıkı bir diyet planıyla ve doymuş yağların azaltılmasıyla bu oranın %24'e düştüğünü kaydetti.

48 bin kişide toplam yağ alımıyla ilgili yapılan bir çalışmayı anlatan Zampelas, şunları söyledi:

"Tüm nüfusa günlük doymuş yağ alımı oranı yüzde 10 oranında olmalı, eğer kişinin aileden gelen riskleri varsa bu oran yüzde 7'ye indirilmeli. Süt ve süt ürünlerinin tam yağlılarından yarım yağlıya ya da yağsıza geçilmeli. Zeytinyağı tüketimi arttırılmalı Akdeniz diyetinin uygulanması ve hayvansal yağların azaltılmasıyla iki üç ayda büyük farklılıklar görülüyor"

Hazır gıdaların çoğunda bulunan trans yağ asitlerinin artık terk edilmeye başlandığını söyleyen Zampelas bisküvi, margarin gibi ürünlerin hidrojene içermeyen yağlardan üretilmeye başlandığını belirtti. Zampelas bu nedenle mutlaka etiketlerin okunması gerektiğini vurguladı.

Haftada 1-2 kez balık yenmesini öneren Zampelas, kahverengi pirinç, ekmek gibi tam tahıllı ürünleri de günde üç  kez tüketenlerde kalp damar hastalıkları riskinin yüzde 25-30 azaldığını belirtti.

"Bitkisel kökenli bir beslenme biçimi olan ve işlenmemiş ürünlerin tüketimini esas alan Akdeniz diyeti beslenme için çok uygundur" diyen Zampelas Avrupa Kardiyoloji Derneği'nin klavuzunda yer alan sekiz öneri hakkında şu bilgileri verdi:

  1. Toplam enerji alımı sağlıklı bir kilonun sürdürülmesini sağlayacak kadar olmalıdır.
  2. Tüketilen toplam yağ alımı miktarı kısıtlamalı, doymuş yağların ve trans asitlerinin tüketimi azaltılmalıdır. Buna karşılık tekli doymamış yağlar, omega 6 yağ asitleri ve omega 3 yağ asitleri yeterli ölçüde alınmalıdır.
  3. Beslenmedeki kolesterol alımı kısıtlanmalıdır. Ancak beslenmedeki kolesterolün kan kolesterol düzeyini doymuş yağlar kadar etkilemediği unutulmamalıdır.
  4. Hipertansiyon gelişimini önlemek için sodyum alımı azaltılmalı, potasyum alımı arttırılmalıdır. Sodyum vetuzun azaltılması inme ve korner kalp hastalıkları riskiniyüzde 9-14oranında düşürüyor. Günde 5 gram tuz, 2,5 gram sodyumaeşittir. Sodyum, ekmekte,peynirde bulunur ve her gün bunların tüketilmesiyle fazladan alınmış olur. Hiç tuz tüketmeseniz de bu gizli tuza dikkat etmeniz gerekir. Etiketlerde mutlaka sodyum miktarına bakılmalı. Tansiyonu düşürücü etkisi bulunan potasyon, taze meyve ve sebzelerde bol bulunur.
  5. Alkol tüketimi ılımlıölçülerde olmalıdır. Erkeklerde iki, kadınlarda ise bir kadehle sınırlı tutulmalıdır. Tansiyonu yüksek olanlara ve hiç içmeyenlere kullanmaya başlamaları önerilmemelidir. Özellikle kişinin tansiyonu yüksekse kesinlikle tavsiye edilmemelidir.
  6. Meyve, sebze ve tam tahıllı gıdalar her gün tüketilmel. Günde beş porsiyon ve fazla meyve sebze tüketenlerde kalp damar hastalıklırı risk, üç porsiyon tüketenlere göre yüzde 20-30 azalıyor.
  7. Ek vitaminlerin bugüne dek bir yararı gösterilmediğinen alınmaları önerilmiyor. E,A,B12, folik asit, B6 vitaminleri ile multivitaminlerin yararı yok.
  8. Kolesterolü yüksek olan kişilere fitosterollerin alımı öönerilebilir. Kolesterolü yüzde 10-15 oranında düşürebilen bu maddelerin günde 2-3 gram alınması yeterlidir.

Beslenme Şekli Hamileliği Etkiliyor

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin, hamilelik öncesinde beslenmelerine dikkat etmeleri gerekiyor.

Eurofertil Tüp Bebek Merkezi  Medikal Direktörü Dr. Hakın Özörnek çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin, alkol sigara gibi üreme sistemine zarar veren alışkanlıklardan kurtulmaları gerektiğini, kendilerine sağlıklı beslenme programı oluşturmalarını öneriyor. Çünkü ne yediğiniz, ne tür beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunuz üreme sağlığınız üzerinde etkili. Öncelikle sigara alkol, çay, suni tatlandırıcılardan ve kahveden uzak durmakta fayda var. Yapılan araştırmalara göre sigaradaki nikotin, yumurtalıklardaki genetik anormalliğin artmasına sebep oluyor. Hatta bu duruma paralel olarak erken menepoz bile görülebiliyor. Sigara içen kadınların gebe kalma orani içmeyenlere göre daha düşük ayrıca düşük yapma riski de yüksek.

Vücut ağırlığının normalden az olması infertiliteye neden olabilir. Vücuttaki yağ hücrelerinin sayısı ne kadar fazla ise vücut o kadar çok östrojen üretir. Bu hormon düzeyinin azalıp çoğalması problemlere yol açabilir. Çok zayıf olan kadınlarda infertilite nedenlerinden biri de yumurtlamanın gerçekleşmemesidir. Zayıflık ve kilo kaybı çoğu zaman beyinden yumurtalıklara sinyal gitmesine, böylelikle de östrojen üretimi azalır. Rahmin iç tabakası gelişmez ve döllenen yumurta rahme tutunamadığı için gebelik gerçekleşemez. Zayıf hastaların normal vücut ağırlıklarına ulaştıkları zaman kısırlık tedavisine başlamalarını öreniyoruz.

Günlük yediğimiz içitiğimiz gıdaların ne kadar sağlıklı olduklarına dikkat ettiğimiz kadar, gebelik dönemine hazırlanırken hangi gıdaları almamız gerektiği de önemli. Gebelik önçesinde özellikle folik asit vitaminini alınması öneriliyor. Çalışmalar gebe kalınmadan 45 gün önceden itibaren folik alımının fetusta özellikle omurgaların hatalı gelişimi ile karakterize olan nöral tüp defekti riskini azalttığı kesin olarak kanıtlıyor. Bu nedenle gebelik planlayan kadınların günde 400 mikrogram folik asit almaları gerekiyor. Yeşil yapraklı sebzelerde, fındıkta, bademde ve baklagillerde yoğun biçimde bulunan folik asitin sağlıklı gebelik için oldukça önemli bir vitamin olduğunu unutmamak gerekiyor. 

Yaşam Sürenizi Uzatın

Uzun ve sağlıklı bir hayatı kim istemez? Peki yaşam süremizi uzatmak için neler yapmalıyız? Uzmanlar 4 değeri maddeyi şöyle sıralıyor.

  • Çok fazla uyumayın

Yapılan araştırmalar, günde 8 saatten fazla uyuyan insanların ölüm oranının daha fazla olduğunu ortaya koydu. Ama bu partilerde sabahlayanlar için iyi haber değil. Çünkü 4 saatten daha az uyumak da yaşam süresini kısaltıyor. Günde 6-7 saat arasında uyumanın yaşam süresini uzattığı belirtiliyor.

  • İyimser olun

İyimser insanların kötümserlere göre kan basınç düzeylerinin düşük olması ve strese daha az yatkın olmaları kalp krizi riskini azaltarak yaşam sürelerini uzatıyor.

  • Daha sık seks yapın

Salgılanan hormonlar sayesinde stres düzeyini ve kan basıncını seviyesini düşürerek kalp krizi riskini azaltıyor. AYrıca amerikada yapılan bir araştırmaya göre düzenli cinsel yaşam prostat kanseri ile de savaşıyor.

  • Evcil hayvan besleyin
Özellikle köpek olmak üzere evinde evcil hayvan besleyen kişilerde azalan stress sorunu ile kalp krizi riskide azalıyor.

 

Aşırı Terleme Hastalık Belirtisi

Süleyman Demirel Üniversitesi'nden Prof. Dr. Vahide Baysal Akkaya, aşırı terlemenin tüberküloz, sıtma, sinir sistemi hastalıklarının habercisi olabileceğini söyledi. Akkaya, terlemenin fizyolojik ve yararlı bir olay olduğunu vücut ısısının düşürüldüğünü ve vücuttaki zehirli atıkların atıldığını vurguladı.

 Akkaya normalde vücudun egzersiz yapıldığında ve çok sıcak ortamlarda doğal olarak terlediğini dile getirdi. Buna karşın aşırı terlemenin sağlıklı olmadığını vurgulayan Akkaya şunları söyled; "Aşırı terleme, lokal olarak vücudun bazı bölgelerinde olabileceği gibi, el içleri, ayak tabanları, koltuk altları, alın gibi yerlerde de olabilir. Bizim en çok gördüğümüz durum el içi terlemesidir".